• ...

    E-Mail
    info@cinaroglu.com.tr

  • ...

    Telefon

    (352) 222 48 58 (352) 222 48 59

2018/26 Sayılı Sirkü: İhracat Bedellerinin Yurda Getirilmesi (Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ)

SİRKÜLER TARİHİ             :19.10.2018           

                                   

SİRKÜLER NO             :2018 / 26

 

Konu: İhracat Bedellerinin Yurda Getirilmesi (Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ)

 

Bu sirküler bilgi verme amacını taşımaktadır ve müşavirliğimize danışılmadan yapılacak işlemlerden sorumluluğumuz yoktur.

08.02.2008 tarihinden beri süregelen ihracat bedellerinin Türkiye’ye getirilmesindeki ve tasarrufu konusundaki serbestliğe, 04.09.2018 tarihinde Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararın verdiği yetkiye dayalı olarak yayınlanan 2018-32/48 Sayılı Tebliğ ile altı aylık bir süre için son verilmiştir. Tebliğin yayımı tarihinden itibaren yapılan ihracatlara ilişkin döviz ya da Türk Lirası cinsinden bedellerin en geç 180 gün içinde aracı bankaya transfer edilmesi ve dövizin ise en az yüzde sekseninin bir bankaya satılması zorunlu hale gelmiştir. Ancak tebliğin 10. maddesi ile ihracat dosyalarının kapatılması aşamasında aracı bankaya ve Vergi İdaresi’ne %10’a kadar bir yetki verilmiş olduğundan, fiilen ihracat bedelinin en az yüzde doksanının Türkiye’ye getirilmesi ve bunun yüzde sekseninin TL’ye çevrilmesi zorunludur demek daha doğru olacaktır.

 

1. GİRİŞ

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar’ın birinci maddesinde; “Türk parasının kıymetini korumak amacıyla, Türk parasının yabancı paralar karşısındaki değerinin belirlenmesine, döviz ve dövizi temsil eden belgelere (menkul değerler ve diğer sermaye piyasası araçları dahil) ilişkin tüm işlemler ile dövizlerin tasarruf ve idaresine, Türk parası ve Türk parasını temsil eden belgelerin (menkul değerler ve diğer sermaye piyasası araçları dahil) ithal ve ihracına, kıymetli maden, taş ve eşyalara ilişkin işlemlere, ihracata, ithalata, özelliği olan ihracat ve ithalata, görünmeyen işlemlere, sermaye hareketlerine ilişkin kambiyo işlemlerine ait düzenleyici, sınırlayıcı esaslar bu Karar ile tayin ve tespit edilmiştir.” denilerek kararın kapsam ve amacı belirlenmiştir.

32 Sayılı Karar’da 8 Şubat 2008 tarihinde yapılan düzenlemeyle, “İhracat bedellerinin tasarrufu serbesttir. Bakanlık ihtiyaç duyulması halinde ihracat bedellerinin yurda getirilmesine ilişkin düzenleme yapmaya yetkilidir” şeklindeki uygulama 04.09.2018 tarihine kadar devam etti. 4 Eylül 2018 tarihli ve 30525 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ ile ihracat bedellerinin yurda getirilmesi ve tasarrufu konusundaki serbestliğe,  altı aylık bir süre için son vererek bir bakıma 08.02.2008 tarihi öncesinde geçerli olan ihracat bedellerinin yüzde yetmişinin doksan gün, doksan günde getirilemeyen ihraç bedellerinin ise tamamının getirilerek yetkili bir banka veya döviz bürosuna satılması ve döviz alım belgesine bağlanma şeklindeki uygulamaya keskin bir dönüş yapmıştır.

2. İHRACAT BEDELLERİNİN YURDA GETİRİLMESİNİN YENİDEN BELİRLENEN USUL VE ESASLARI

2.1. İhracat Bedellerinin Yurda Getirilmesi

Tebliğin 3’üncü maddesi uyarınca; Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez. Söz konusu bedellerin en az %80’inin bir bankaya satılması ise zorunludur. İhracat bedellerinin beyan edilen Türk parası veya döviz üzerinden yurda getirilmesi esas olup, Türk parası üzerinden yapılan ihracat karşılığında döviz getirilmesi mümkündür. Bankaya satılan bedelin döviz alım belgesine, Türk Lirasının ise Türk Parası Transfer Belgesine bağlanması da zorunluluk kapsamındadır. İhracat bedelinin yolcu beraberinde efektif olarak yurda getirilmesi halinde ise gümrük idarelerine beyan edilmesi gerekir.

Tebliğin 4’üncü maddesi kapsamında ise; peşin döviz karşılığında ihracatın 24 ay içinde gerçekleştirilmesi zorunlu tutulmuştur.

Özelliği olan ihracatlara ilişkin usul ve esaslar ise tebliğin 5’inci maddesi ile düzenlenmiştir. Buna göre; yurt dışına müteahhit firmalarca yapılacak ihracatın bedelinin 365 gün içinde, konsinye yoluyla yapılacak ihracatta bedellerin kesin satışı müteakip; fuar, sergi veya haftanın bitiminden 180 gün içinde, yurt dışına geçici ihracı yapılan malların verilen süre veya ek süre içinde yurda getirilmemesi veya bu süreler içerisinde satılması halinde satış bedelinin süre bitiminden veya kesin satış tarihinden itibaren 90 gün içinde, kredili veya kiralama yoluyla yapılan ihracatta ise ihracat bedelinin kredili satış veya kiralama sözleşmesinde belirlenen vade tarihlerini izleyen 90 gün içinde yurda getirilerek tüm işlemlerde bankalara satılması zorunlu kılınmıştır.

2.2. İhracat İşlemlerinde Sorumluluk ve Cezalar

İhraç edilen malların bedelinin süresinde yurda getirilerek, bankalara satılmasından ve ihracat hesabının süresinde kapatılmasından ihracatçılar sorumludur. Alacak hakkının satın alınması suretiyle ticari riskin bankalar veya faktoring şirketlerince üstlenilmesi durumunda, ihracat bedelinin yurda getirilmesi ile ilgili sorumluları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir. İhracata aracılık eden bankalar ise ihracat bedellerinin yurda getirilmesini ve satışının yapılmasını izlemekle yükümlüdür.

Cezai yaptırımlara ilişkin tebliğde özel bir müeyyide hükmü yer almamaktadır. Ancak, 1567 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kanunun 3 üncü maddesine göre, her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin % 5’i kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, anılan Kanun’un birinci fıkra hükmüne göre (3000 TL’den 25000 TL’ye kadar idarî para cezası) idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın %2,5’undan fazla olamaz. Diğer taraftan, ithalat, ihracat ve diğer kambiyo işlemlerinde döviz veya Türk Parası kaçırmak kastıyla muvazaalı işlemlerde bulunanlar, yurda getirmekle yükümlü oldukları veya kaçırdıkları kıymetlerin rayiç bedeli kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. Bu fiilin teşebbüs aşamasında kalması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.

2.3. İhracat Bedelinden Yapılabilecek İndirim ve Mahsup İşlemleri

İhracatla ilgili navlun, sigorta primi, komisyon, ardiye, depolama, antrepo, gümrük resmi, harç ve faktoring masrafları ile uluslararası para piyasalarında geçerli faiz oranlarını geçmemek üzere iskonto giderleri gibi masraflar için yapılacak indirimler ile konsinyasyon yoluyla ihraç edilen mallarla ilgili nakil, muhafaza, bakım ve fümügasyon, rafa (maniplasyon), satış ve benzeri masrafların ihracat bedelinden mahsubu veya görünmeyen işlemlere ilişkin hükümler çerçevesinde döviz transferi talepleri bankalarca incelenip sonuçlandırılır. Dış ticaret mevzuatı hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilen mal ihraç ve ithalinde, tarafların aynı kişiler olması ve ihraç bedellerinin yurda getirilme süresi içinde kalınması kaydıyla, mal ihraç ve ithal bedellerinin de bankalarca mahsubu mümkündür. İhracat bedellerinden mahsuba izin verilen hallerde, ihracat bedelleri süresi içinde yurda getirilmiş sayılır. Mahsuba tabi tutulan kısım için mahsup tarihinde geçerli döviz alış kuru üzerinden döviz alım ve satım belgeleri düzenlenir.

2.4. Hesap Kapatma, İhbar Ve Ek Süre ile Mücbir Sebep Halleri

Ticari amaçla mal ihracında, bedelleri yurda getirilme süresi içinde gelen ihracat ile ilgili hesaplar aracı bankalarca kapatılır. Süresi içinde kapatılmayan ihracat hesapları aracı bankalarca 5 iş günü içinde muamelenin safhalarını belirtecek şekilde yazılı olarak ilgili Vergi Dairesi Başkanlığına veya Vergi Dairesi Müdürlüğüne ihbar edilir. İlgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, ihbarı müteakip 10 iş günü içinde ilgililere hesapların kapatılmasını teminen 90 gün süreli ihtarname gönderilir. Bu süre içinde hesapların kapatılması veya 9 uncu maddede belirtilen mücbir sebep hallerinin ya da haklı durumun belgelenmesi gereklidir. Mücbir sebeplerin varlığı halinde, mücbir sebebin devamı müddetince altışar aylık dönemler itibarıyla ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce ek süre verilir. Mücbir sebep halleri dışında kalan haklı durumların varlığı halinde, hesapların kapatılmasına ilişkin altı aya kadar olan ek süre talepleri, firmaların haklı durumu belirten yazılı beyanına istinaden üçer aylık devreler halinde ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, altı aylık süreden sonraki ek süre talepleri Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılır. Tebliğde mücbir sebep halleri de sıralanmış olup mücbir sebep hallerinin kanıtlanması da mücbir sebeplerden biri ya da birkaçı nedeniyle ihracat bedelini getirip kapatmayı yapamayan ihracatçıya yüklenmiştir.

2.5. İhracat Bedellerinde Terkin Edilecek Tutarlar ve Koşulları

Terkin edilebilecek tutarlar ve koşullar her bir gümrük beyannamesi itibarıyla belirlenmiş olup şu şekildedir;

100.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, mücbir sebeplerin varlığı dikkate alınmaksızın beyanname veya formda yer alan bedelin %10’una kadar noksanlığı olan;(sigorta bedellerinden kaynaklanan noksanlıklar dahil) ihracat hesapları doğrudan bankalarca ödeme şekline bakılmaksızın terkin edilerek kapatılabilecektir.

200.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebep halleri göz önünde bulundurulmak suretiyle beyanname veya formda yer alan bedelin %10’una kadar açık hesaplar ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce terkin edilerek kapatılabilecektir.

Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla, 200.000 ABD doları veya eşitini aşan noksanlığı olan açık hesaplara ilişkin terkin talepleri bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebepler ile haklı durumlar göz önünde bulundurulmak suretiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılacaktır.

3. İHRACAT BEDELLERİ HAKKINDAKİ DÜZENLEMENİN DEĞERLENDİRİLMESİ

2018-32/48 Sayılı Tebliğin yürürlükte bulunduğu süre içinde, yani altı aylık süre içinde, fiili ihracı gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedel getirme süresinin söz konusu tebliğin yürürlükten kalktığı tarihten sonra sona ermesi halinde, mezkur tebliğ hükümleri uygulanmaya devam edilecektir.

Yürürlükten kalkmasından sonra yurda getirilmesi halinde bu tebliğ hükümlerine uygun olarak en az yüzde sekseninin en geç 180 gün içerisinde yurda getirilmesi ve bir bankaya satılara döviz alım belgesine bağlanma zorunluluğu devam edecektir.

Düzenlemelerde ihracata aracı olan bankalara ve vergi idaresine çok kısa süre içerisinde ciddi sorumluluk ve iş yüklenmiş, mevcut kurumların sistem alt yapısının getirilen yükümlülükleri karşılayıp karşılanmayacağı sorgulanmamıştır.

Tebliğ hükümlerine aykırı hareket edenlere uygulanacak cezai müeyyideler belirtilmemiş olup bu konuda açıklığa kavuşturulmalıdır. 1567 sayılı yasadaki ağır cezaların en azından geçiş dönemi içinde daha alt düzenlemelerle yumuşatılmasında ihracatçı ve aracı bankaların teşvikinin kırılmaması açısından fayda bulunmaktadır

4. SONUÇ

İhracat bedellerin tamamının yüz seksen gün içerisinde yurda getirilmesinin ve döviz cinsinden ise en az yüzde sekseninin bir bankada satılarak döviz alım belgesine, Türk Lirası cinsinden ise döviz transfer belgesine bağlanmasının zorunlu olduğu, ihracat bedelinin yüzde onluk kısmının belirli koşullarla yetkili idareler tarafından terkin edilebileceği, kalan yüzde onluk kısmın da serbest tasarruf edilebileceği şeklindedir.

Düzenlemelerin tabii bir sonucu olarak ihracat dolayısıyla KDV iadesi talep eden firmalardan vergi dairesinin iade koşulları arasına döviz alım belgelerini de bundan sonra ekleyeceği aşikardır. KDV iadesi için vergi dairesine başvuruda bulunan ihracatçı firmalar yönünden de tebliğ hükümleri doğrultusundan hareketle ihracat bedellerinin yüz seksen gün içinde yurda getirilerek en az yüzde sekseninin bir bankada bozdurulup döviz alım belgesine bağlanması zorunluluğu tabii bir sonuç olarak ortaya çıkmaktadır. Terkin edilen yüzde onluk kısım için herhangi bir döviz alım belgesi düzenlenemeyeceğinden de bu kısım için vergi iadesi talebinde bulunulamayacak olup, iade talep edenler döviz alım belgesi düzenlemeyecek olan bu tutara isabet eden tutarda bir iade kaybına uğrayabileceklerdir. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın KDV iadelerinde ihracat bedelinin yüzde sekseninin döviz alım belgesine bağlanmış olmasını, tam iade yapılmasına yeterli görmesi yönünde yapacağı düzenleme da ihracatın tevsiki açısından faydalı olacaktır. 

İlgili tebliğe ise aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

TÜRK PARASI KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA 32 SAYILI KARARA İLİŞKİN TEBLİĞ (İHRACAT BEDELLERİ HAKKINDA) (TEBLİĞ NO: 2018-32/48)

Saygılarımızla

ÇINAROĞLU YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK